Güç Sahibi Olmanın Kuralları

Güç Sahibi Olmak İçin

İyi olmak mı güçlü olmak mı? İnsanoğlu hem iyi hem güçlü olabilir mi?

Güç sahibi olmak insanoğlunun yüz yıllardır peşinde koştuğu en büyük hedef. Ailede, okulda, iş hayatında, sosyal hayat içinde bize öğretilen, pompalanan hedef.

Bir sopanın ucundaki ödül: Güç. Tüm insanlar güç sahibi olunca ”hayatım daha iyi olacak, her istediğimi yapabileceğim, tüm kişisel sorunlarım çözülecek” diye bu ödülün peşinde koşuyor. Bazıları elde ediyor belki. Ya da elde ettiklerini zannediyor. Bazıları yakınından bile geçemiyor.

Peki güce sahip olmayı ya da ulaşamamayı kim, nasıl belirliyor?

Sen…Sen…Sen…

”Sen güç sahibisin”

”Sen kralsın”

”Sen ağamsın, paşamsın”

”Sen dünyayı bile yönetebilirsin”

”Sen ne kadar zayıf bir insansın”

”Senin kendine bile yararın yok”

”Sen en ufak sarsıntıda yerle bir olursun”

Kim belirler, nasıl belirler, sen nerdesin, güçlü müsün yoksa ezik mi? Bu sorular biraz farklı düşünen herkesin aklındayken Robert Greene ve Joast Elffers güç sahibi olmanın aslında iktidarın kitabını yazmışlar. İşte madde madde güç sahibi olmanın yasası. Her maddeyi düşünmek ve uygulamaya karar vermeden etik bir süzgeçten geçirmek gerek bence. Ama belki de güç sahibi olmanın yolu, etiği ve vicdanı bir kenara bırakıp tamamen bu kuralları uygulamaktan geçiyordur.

Güç Sahibi Olmanın Kuralları

  • Niyetini gizle
  • Düşmanlarını kucaklamayı öğren
  • Efendini asla gölgede bırakma
  • Her zaman gerekenden daha azını söyle
  • Canın pahasına şöhretini koru
  • Ne pahasına olursa olsun dikkat çek
  • İşi başkasına yaptır ama övgüleri sen topla
  • İnsanları kendine getirmek için yem kullan
  • Tartışmalarla değil yaptıklarınla kazan
  • Mutsuz olanlardan uzak dur
  • İnsanları kendine bağımlı hale getir
  • Kurbanını savunmasız bırakmayı öğren
  • Yardım istediğinde insanların çıkarlarına hitap et
  • Merhamet ya da minnettarlıklarını bekleme
  • Dost gibi görün ama casus gibi çalış
  • Düşmanını tamamen ez
  • Saygı ve şerefini artırmak için yokluğu kullan
  • Kestirilemezlik havası ile kuşku ve merak uyandır
  • Korunmak için kendini toplumdan ayırma
  • Kiminle dans ettiğini bil ki yanlış ayağa basma
  • Kimseye bağlanma
  • Enayi avlamak için enayi rolü yap
  • Teslim olma rolü ile zayıflığı güce dönüştür
  • Güçlerini yoğunlaştır
  • Asil rolünü mükemmel oyna
  • Kendini yeniden yarat
  • Ellerini kirletme, maşa kullan
  • Cesaretle eyleme geç
  • Her şeyi planla
  • Başarılarını fazla çaba harcanmamış gibi göster
  • Kartları sen dağıt
  • İnsanların fantazileriyle oyna
  • Herkesin zayıf noktasını keşfet
  • Kral muamelesi görmek için kral gibi davran
  • Zamanlama sanatında ustalaş
  • Sahip olamadıklarını küçümse, onlara aldırma
  • İlgi uyandıran görünümler yarat
  • İstediğin gibi düşün, herkes gibi davran
  • Balık yakalamak için suları karıştır
  • Bedava yemeğe değer verme
  • Büyük adamın ayakkabılarını giyme
  • Çobanı vur ki koyunlar dağılsın
  • İnsanların kalpleri ve zihinleri üzerinde çalış
  • Çevrendekilerin ellerini kollarını bağla ve çileden çıkar
  • Değişimin gerekli olduğunu empoze et ama ani ve hızlı değişimlerden kaçın
  • Asla çok mükemmel görünme
  • Amaçladığın hedefi aşma, zafere ulaştığında durmayı öğren
  • Şekilsizliğe bürün

Takıntı ile Obsesif Kompulsif Bozukluk aynı mı?

takinti-ile-obsesif-kompulsif-bozukluk

Takıntıyı biliyoruz. Obsesif Kompulsif Bozukluk ise yeni yeni duyduğumuz ve söylemesi zor bir kavram. Kısaca OKB diyoruz. Peki Takıntı ile Obsesif Kompulsif Bozukluk aynı mı farklı mı?  Yani biz hangisiyiz acaba? Fobi ile takıntı aynı mı? Her şey karışıyor birbirine değil mi? Mesela Temizlik Bağımlıları….

Okumaya devam et “Takıntı ile Obsesif Kompulsif Bozukluk aynı mı?”

Ağız şapırdamasına katlanamayanların hastalığı: Misofonya

agiz-sapirdamasina-katlanamayanlarin- hastaligi-misofonya

Misofonya; yemek yerken ağız şapırdatılmasından, su içerken boğazdan çıkan guluk sesinden, bebek ağlamasından, patlamış mısır yerken çıkartılan seslerden, ciklet çiğnerken çıkartılan seslerden rahatsız olma hastalığı. Böyle bir hastalığın olduğunu yeni öğrendim. Bu hastalığı öğrendiğimde de hasta olduğumu öğrendim:) Ben bir Misofoniğim. Yani Misofonya hastasıyım. Okumaya devam et “Ağız şapırdamasına katlanamayanların hastalığı: Misofonya”