Bir hayvanı kurtarmak

Bir hayvanı kurtarmak çok önemli. Çünkü sokaklarda binlerce kedi ve köpek var. Sahipsiz ve tehlikelerle yüz yüzeler. Bazen siz gidip kurtarırsınız, bazen de bir minik can size gelir. Sanki beni kurtar der gibi. Yaşamak için her şeyi göze alır. 

Sokak hayvanları için yaşamak çok zordur. Hele yavru kedi ve köpekler için daha zordur. Ama yine de mücadele ederler yaşamak için. Bu da onlardan birinin hikayesi. Kendine göre büyük tehlikeleri atlatarak hayatta kalmak için her şeyi göze aldı. Küçücük bir kedi için hayatta kalmak hiç de kolay değildi.  Ama O başardı. 

İşte bu, O’nun hikayesi. İsmi Ponpon.

Çalıştığım bir şirketin mola alanı vardı. Bu alanın üzeri açık. Girişin altındaki katta. Şirketin kapısından girmeden kafayı uzatıp baktığında mola vermiş olanları görüyorsun. Kapının önünde şirketin şoförlerinden birinin beslediği kedilerin kulübesi var.  Bu kediler hep oralarda takılıyor. Biri var ki diğer kedilere kök söktürüyor.  Tam bir cadaloz. O da hayatta kalmak için kendi alanını koruyor aslında. 

Hele yabancı bir kedi yanaşmaya kalksa kıyameti koparıyor. Bence  sokaktaki kedilerin hepsi birer Survivor. İşte Ponpon’la tanışmamıza bu cadaloz sebep oluyor aslında. 

Henüz ancak 2 aylık olan Ponpon’u sığındığı arabanın altından kurtaran bir güvenlik görevlisi, Ponpon’u bizimkilerin yanına bırakıyor. Tabii bizim cadalozdan haberi yok.

Böyle durumlarda nasıl yardım alabiliriz? Ya da nereden yardım alabiliriz?

Hayvan yardım hattı. Hayvan yardım dernekleri. Sokak hayvanlarına yardım eden kuruluşlar.

Bir gün kahve içerken tepelere bakıyorum. Kedi sesleri geliyor. Köşeden tüylü bir ‘şey’ sarkıyor. Şey diyorum çünkü hiç kımıldamıyor. Kafasını görüyorum. Sarkmış aşağıya doğru.

Ama gözleri falan hiç oynamıyor. Oyuncak sanıyorum. Köşeye doğru yaklaşıp dikkatli bakıyorum. Yavru bir kedi bu. Belli ki bizim cadıdan kaçmaya çalışırken köşeye sıkışmış. Atlamakla atlamamak arasında kalmış. Yüzünde bir dehşet. Düşse kesin bir yerleri kırılır, çünkü çok minik ve duvar çok yüksek.

Hemen yukarı yanına çıkıyorum. Bir hayvanı kurtarmak için fırsat bu diye düşünüyorum. Arkadan yanaşıyorum, tutayım diye ama kımıldıyor. Aşağı doğru kayıyor. Duruyorum ama kendini bir anda aşağıya bırakıyor. 

Arkasından bakıyorum. Panikle koşturuyor. 4 tarafı cam olan alanda, çıkabileceğini sanarak camlara doğru koşup geri dönüyor.

Hemen aşağıya iniyorum. Çok korkmuş.  Köşeye siniyor. Şirketteki kızlar, şoför falan da geliyor. Seviyorlar. Herkes bayılıyor. O kadar güzel ki:) Biraz süt getiriyorum hemen. Önüne koyuyorum.

Yaşamak zorunda diye düşünüyorum. Çünkü O buraya hayatta kalmak için atladı.  Ben bir hayvanı kurtarmak için oradaydım. 

Hava sıcak değil. Akşam üzeri olmuş. Daha da serinlemiş. Hemen küçük bir kutu buluyorum. İçine çekmecemde duran yedek kazaklardan birini yerleştiriyorum.  Ponpon’a sıcak bir sığınak oluyor. Bir yandan mama getiriyorum. Ama endişeliyim de. Bir yerine bir şey oldu mu, kırık çıkık var mı diye. Akşam orada bırakamam, içeri alsam alarmlar öter. Alıp eve getiriyorum.
Bu arada sahip çıkacak birini bulmak için ablama ve arkadaşlarıma haber veriyorum. Çünkü evde yetişkin 3 kedi var.

Banyoya koyuyorum. Mama ıslatıp veriyorum. Ara ara gidip kucağıma alıyorum, sıcaklığımı veriyorum. Beyaz olan tüyleri grileşmiş. Üzerinde bir is var sanki.
Arabanın altında bu hale gelmiş belli. Pireleri de var:) Ama o kadar güzel bir kedi ki. Sanki bir melek. Gözleri kocaman, pırıl pırıl. Yaşamak için beni seçmiş. Hayatta kalmak için uğraşıyor. 

Ertesi gün yine işe gidiyoruz birlikte. Benim odamda sıcak sıcak kutusunda yatıyor. Mama yesin diye ara ara çıkarıyorum. Sonra tekrar uyuyor. Yavaş yavaş kendine geliyor aslında. Kutudan kafasını uzatıp etrafa falan bile bakıyor yani. Mutlu oluyorum:) Bu güzel kedi yaşayacak. Odadan çıkıp geri geldiğimde kutudan çıkmış dolaşıyor. Hareketleniyor iyiden iyiye. Akşam tekrar eve gidiyoruz. Sabah işe geliyoruz.

Tam bir yün yumağı gibi dolaşıyor odada. 
Sonra ablamla veterinere gidiyor. Aşılarını oluyor. Sağlığı çok iyi. Bende kalsa mı derken, bir arkadaşımız sahiplenmek istiyor.  Seviniyoruz ama çok zor ayrılıyoruz.

Bir hayvanı kurtarmak işte bu kadar kolay oluyor.

Bebekken yün topağı gibi toparlak bir şey olan Ponpon, şimdilerde ince uzun manken gibi bir kedi oldu. Anlaşıldığı gibi solda ilk geldiği hali. Sağda şimdilerdeki güzelliği:) Her hali de çok güzel. En önemlisi O’nun hayatta kalmak için yaptıkları. Yaşamak için ölümü göze alması. Ponpon gerçek bir Survivor. 

“Bir hayvanı kurtarmak” için 4 yanıt

  1. Hello ,

    I saw your tweet about animals and thought I will check your website. I like it!

    I love pets. I have two beautiful thai cats called Tammy(female) and Yommo(male). Yommo is 1 year older than Tommy. He acts like a bigger brother for her. 🙂
    I have even created an Instagram account for them ( https://www.instagram.com/tayo_home/ ) and probably soon they will have more followers than me (kinda funny).

    I wanted to subscribe to your newsletter, but I couldn’t find it. Do you have it?

    Keep up the good work on your blog.

    Regards
    Wiki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir