Evli olmak mı zor, bekar kalmak mı?

Evli olmak mı zor, bekar kalmak mı? Evli olmak mı daha zor? Yoksa bekar olup her cephede tek başına savaş mı daha zor? Benim gibi pek çok bekar kadın kendine hep bu soruları sora sora, bekar olarak 30’lu yaşlarına gelirken, aslında içten içe evlenmek de istedi. Doğru adamı bulmaya çalıştı. Bağlanmak istedi. Yanlışlar yaptı. Mutlu da oldu ama hayal kırıklıkları da yaşadı.

Ben de ‘’evli olmak mı daha zor, yoksa bekar olup her cephede tek başına savaş mı daha zor?’’ diye kendi kendime sorarken aslında bu soruların net bir cevabının olmadığını anladım. Bence bekarlığın da evliliğin de zor yanları var. Bazı durumlarda evli olmak iyi, bazen de bekar kalmak.

Belirli bir örneklem grubu ile detaylı bir araştırma yapmadım. Ama bence evli olanların çoğu okul yıllarında tanışmışlar. Gençliğin ilk yıllarında başlayan aşkların çoğu evlilikle sonuçlanmış. İlişki yaşlar çok küçükken başladığı için, hayatın pek çok aşamasında birlikte olmuşlar. Zorlukları beraber aşmışlar. Aslında birbirlerini büyütmüşler, yoldaş olmuşlar. Lise, üniversite derken zaten nereden bakarsan 10 yıl geçmiş. İş güç sahibi de olmuşlar. Tabi bu kadar yıldan sonra evlenmek şart olmuş. Ortada her birimiz için çok romantik olan ‘’çocukluk aşkı’’ kavramı var. Bir de ‘’bu işin adını koyalım artık’’ diyen ailelerin ufak da olsa baskısı ve torun isteği.  

Bunun tersi okul yıllarında kimseye gönlün kaymadıysa, flörtün olsa bile kendini çok kaptırmadıysan, mizacın da çok uygun değilse, iş uzar da uzar. Okul bitsin, master yapayım, işe gireyim, kariyerde bir kaç basamak atlayayım…Derken yaş zaten 30’a yaklaşır. Hayat tecrüben artar. İnsanları analiz etmeyi öğrenirsin. Daha iyi tanırsın. Tanıdıkça defolar bulur, kafanda elemelere başlarsın. Onun boyu kısa, bunun dişi çarpık. Bu yemek yemeyi bilmiyor, o kokuyor, öbürünün sohbeti çekilmiyor…..derken ilişkiler kısa sürer, yeni insanlarla tanışmak zaman kaybı gelir. Yeni bir ilişki yaşamak istediğinde olumsuz tecrübeler, hayal kırıklıkları daha çok hatırlanır. Evli olmak mı zor, bekar kalmak mı? diye sorup dururken yıllar geçer. Bir süre sonra da seçeneklerin daha da azalır.

Aslında bu yola dile isteye girersin ama bir süre sonra yalnızlık hissi başlar.

Çevrende evli insanları görmek sinirlerini bozmaya başlar, başarısız hisseder, yalnızlık daha da çekilmez olur.

Evde bir şey bozulduğunda, tamir etmese bile en azından bunu paylaşabileceğin birini ararsın.

Hayatında güvenebileceğin birini ararken, uzun süren bekarlık nedeniyle ince eleyip sıkı dokumalar, fırsatları görmeyi de engeller.

Sürekli bir arayış içinde olmak yorar, bıktırır, bir süre sonra da pes ettirir.

Ailen ve çevrenden gelen sorular artar. Çöpçatanlık için kolları sıvarlar.

‘’Bekar kalmak mı, evlenmek mi?’’ sorusunun cevabını aramaktan da yorulursun artık. Çünkü zaten evlenemedin. Bekarlık da canına okumaya başladı.

Bu arada evliliğin de zor tarafları olduğu hiç aklına gelmez. Mesela evliyken oynamak zorunda olduğunuz roller sizi yoracak. (Anne, gelin, eş vs) Bir takım zorunluluklar sizi sıkacak. Aileniz ve arkadaşlarınızla daha az görüşeceksiniz. Hayat sanki 2 kişiden ibaret olacak. Bazen de hayatınıza öyle müdehaleler olacak ki özel hayatınız kalmayacak. Eğlence ve özgürlük kısıtlanacak. Hele bir de çocuklar varsa, sorumluluk duygusu her şeyin üzerine çıkacak. Bazı günler kimseyi görmeden, kendi kendinize kalmak istediğinizde bu, hiç de kolay olmayacak. Çoğu zaman susacak, alttan alacak, içinden 10’a kadar sayıp bekleyeceksin.

Aslında Evli olmak mı zor, bekar kalmak mı? gibi soruları sürekli kendi kendine sormak, sadece kafaları karıştırıyor. Anı yaşamanı engelliyor. Ön yargılı olmadan, ama birilerini tanımak için de çok çaba sarf etmeden daha mutlu bence insan. Bir şeylere karşı zorunda hissetmezsen kendini ‘’su akıp yolunu buluyor’’. Ve evli ya da bekar nasıl mutluysan öyle devam ediyor hayat.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir